Aşk ile alakalı yazılar:

Öğretmeli

Ben bende değilim sanki…
Uzaklarda, çok uzaklarda gibiyim.
Adını bilmediğim şehirlerde gezinir oldum,
Bomboş odada , sessiz karanlıkta beden,
Ruhum uzaklarda, uçurumlarda…
Tutunacak dal yok; ölmek üzere.
Bir çıkar yol yok, bitmeli diye haykırıyor.
Bitmeli, kurtulmalı zalimlerden…
İnsan olmayan ama adı insan olanlardan kurtulmalı.
Yada sarılmalı kendine , kimseyi görmemeli.
Devamını Oku

Aşk Kaçakları

Aşk yakalar seni adlı kitapta okuduğum çok güzel bir konuyu sizlerle paylaşmak istedim. Bir arkadaşım da o konudan bahsediyordu bana yeni bir dünya yeni bir hayat için kafanı değiştir diyordu, neyse uzatmayım ben paylaşayım sizlere de belki yardımı dokunur bu yazının.

te_vagy

AŞK KAÇAKLARI
Devamını Oku

Bırak Sevgi Seni Bulsun

İyi kalpli, yalnız bir adam, bir gün bir koza bulur. Kozanın içinde küçük
bir tırtıl vardır. Adam çok sever bu tırtılı, onunla tüm yalnızlığını, ve
sevgisini paylaşır.

Gel zaman git zaman tırtıl büyür, güzel bir kelebek olur. Adam, kelebeğine
hayran… bırakmak istemez bir türlü… Aslında kelebeğin aklında dağlar, kırlar,
çiçekler vardır da; kıyamaz bir türlü adama ve sevgisine, yalnız bırakamaz
onu… Üç günlük ömrünü sevildiği ve sevdiği yerde geçirmeye hazırdır…

Ama adam bilir ki; “Sevmek bazen vazgeçmeyi de bilmektir” … Kelebeğine
son kez bakar ve onu salıverir özgürlüğüne, kırlarına, çiçeklerine
doğru…

Devamını Oku

Bir Aşk Masalı

Binlerce renk renk çiçeğin açtığı, bitkilerin bittiği, sürü sürü kuşların geçtiği, pırıl pırıl suların aktığı, çeşit çeşit hayvanların barındığı bir dağın yamacında güzeller güzeli Dilara adında bir kız yaşarmış.

Dilara her sabah uyandığında dağlara bakıp yüreğini bin çeşit renkle nakış nakış işler, güneşin rengiyle sevgisini, umudun mavisiyle umudunu süsler, çağlayan sulara, esen rüzgarlara türküler söylermiş…

Henüz bakir doğası insanlar tarafından kirletilmemiş, bozulmamış; yalanın, dolanın, kokuşmuşluğun hiç uğramadığı bir yermiş burası…

Devamını Oku

Bir Sevgi Hikâyesi

ask1

Bülent, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı. Elli yaşlarında gösteren adam, görmeye alıştığı hırpani kıyafetli dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski fakat temizdi. Eli yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu.
“Sapa sağlam adam gidip çalışacağına dileniyor, belki benden daha zengindir” diye düşündü. Zaten canı çok sıkkındı, birde sinirlenmişti.
Alaycı bir ses tonuyla:Ekmek parası mı istiyorsun ? diye sordu.
-Hayır çikolata parası lazım!
Bülent’in kızgınlığı şaşkınlığa döndü. `Espri yeteneği olan dilencinin hali de başka oluyor` diye düşündü.
- Niye siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz?
- Hayır. Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı yeriz, onu da bulamadıysak aç yatarız.
Bülent adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtiğini anlayamamıştı.
-Bu gün karnınız doydu üstüne tatlı mı istedi canınız?
-Fakirin canı mı olur ki, tatlı istesin beyim.
Devamını Oku